Yumurtlama Döneminde Hormonların Bize Yaşattıkları

#1
Yumurtlama Döneminde Hormonların Bize Yaşattıkları





Hormonların sinir sistemimizle birlikte vücudumuza yön veren yani bir anlamda bizi yöneten en önemli sistemlerin başında geldiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Burcu Çetinkaya, önemli açıklamalarda bulundu.





Adet döngüsünde kadınlar enerjik de oluyor duygusal da sinirli de oluyor yorgun da. Tüm bu duygusal durumların aslında tek sebebi var hormonlar.


Kadınlardaki bu hormon değişiklikleri migren, bağışıklık sistemi, sinir sistemi, mide bağırsak faaliyetleri gibi geniş bir yelpazeyi etkileyebiliyor. Bu dönemde adet döngüsüne göre doğal olarak salgılanan östrojen, progesteron ve testosteron gibi hormonlar, psikolojik durumunuzu, enerji düzeyinizi, romantik hayatınızı, içe veya dışa dönük olmanızı, tatlı ihtiyacınızı, beslenme

şeklinizi ve kilonuzu etkiliyor.

Adet kanamasının başladığı ilk günlerindeki ağrılı ve yorgun hissettiğiniz dönemin ardından östrojen sizde doping etkisi yapıyor. Vücut fazla ödemden kurtuluyor, hafifliyor ve daha dinç hale geliyor. Östrojen enerji düzeyinizi arttırıyor ve iyimserlik moduna geçiyorsunuz. İştahınız kontrol altındadır, diyete uymakta zorlanmazsınız. daha kolay kilo verir ve oldukça motive olduğunuz bir dönemden geçersiniz. Daha sosyal olursunuz, ev dışına çıkmak insanların arasına karışmak istersiniz, alışverişten zevk alır, hesap kitap gibi matematiksel aktivite

gerektiren işler ile uğraşmak istemezsiniz.
Adetin 8. günü ile başlayan ve yaklaşık 14. gününde sona eren ovulasyon (yumurtlama) döneminde östrojen iyice artıyor ve en üst seviyesine ulaşıyor. Bununla birlikte erkeklik hormonu testosteron da artıyor. Kadınlardaki testosteron düzeyi erkeklerin yüzde 5’i kadardır. Testosteronla özgüveniniz yükselir, hafızanız keskinleşir. Daha pozitif, konuşkan ve kendinize daha güvenli olursunuz. Beyninizden düşünceler hızlı akar. Romantik hisleriniz artar. Testosteron etkisi ile cinsel isteğiniz artar. Ayrıca bu süreçte yumurtlamanın de etkisiyle daha rahat hamile kalabilirsiniz. Çocuk yapmak istemiyorsanız korunmalısınız. Psikolojik olarak kendinizi iyi hissetmediğiniz bir dönemdeyseniz, anksiyeteniz artabilir, küçük meseleleri büyütme eğilimine girebilirsiniz.



Ovulasyonun (yumurtlamanin) olmasıyla birlikte âdetin 15‘inci ile 22‘inci günleri arasında östrojen ile testosteron düşüyor ve Progesteron hormonu salgılanıyor. Progesteron hormonunun görevi, cinsel ilişki sonucu döllenme olursa kadın rahmini ve cinsel organlarını gebeliğe hazırlamaktır. Gebelik gerçekleşirse progesteron düzeyi artıyor, gebelik gerçekleşmezse progesteron düzeyi düşüyor. Bu dönemin sonlarına doğru yorgunluk, uykuya eğilim ve kendini sosyal yaşamın gerektirdiği aktivitelerden geri çekme eğilimi yaşayabilirsiniz.

Sabahları vücut sıcaklığınız yarım derece yükselecektir.
Adetin döngüsünün son haftasında ise östrojen ve progesteronda düşme yaşanıyor. Vücutta ödem, su toplaması, memelerde şişkinlik, baş ağrısı, gaz ve hazımsızlık bu dönemdeki olağan belirtiler arasında yer alıyor. Bu hafta diyet yapanların en sevmediği dönemdir. Son haftada genellikle kilo veremezler. Ertesi gün yorgunluğa neden olabilecek uykusuzluk sorunu yaşayabilirsiniz. PMS diye kısaltılan Pre-Menstrual Sendrom bu haftada görülüyor. Adet kanaması sökene dek PMS belirtileriniz devam edebiliyor.

Yani kısacası hormonlarımız bizi yönetiyor. Bazıları bir anda ağlatıyor, bazıları iyi ve enerjik hissettiriyor, bir kısmı da hassaslaştırıyor. Erkekler sıklıkla kadınlardaki ani değişimlere anlam veremediklerinden yakınırken, bunun nedeninin büyük bir çoğunlukla hormonlar olduğu belirtiliyor.





Yrd. Doç. Dr. Burcu Çetinkaya
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı


www.burcucetinkaya.com
Instagram: drburcucetinkaya
Facebook: drburcucetinkaya